YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2016
KARAR NO : 2013/16663
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında resmi belgede sahtecilik suçunun gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkânını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın, 2005 yılı Aralık ayı içinde katılan …’e ait iş yerine yanında kimliği belirlenemeyen iki-üç kişi ile gelerek, Arçelik servisinde çalıştığını, ayrıca araba kiralama işi ile uğraşacağını söyleyerek bir adet Tempra marka aracı almak amacıyla katılanla anlaştığı ve aldığı araca karşılık 45 gün vadeli çek vereceğini söyleyip suça konu … imzalı 25.01.2006 tarihli ve 11.870,00 TL bedelli çeki verdiği, katılanın çek sahibini tanımadığını söylemesi üzerine sanığın çek keşide eden şahsında oto alım satım işi ile uğraştığını ve çekin sağlam olduğu yolunda katılana güvence verip katılanın isteği üzerine çekin arkasını ciro ettiği, yaklaşık on gün kadar sonra sanığın yanında başka şahıslar da olduğu halde tekrar katılan …’ün yanına giderek satın aldığı ilk aracın yetersiz olduğunu bu nedenle iki araç daha alacağını söyleyip bir adet Mercedes ve bir adet de Şahin marka aracı satın aldığı, karşılığında yine … imzalı 13.630,00 TL bedelli 25.02.2006 keşide tarihli çeki dolu vaziyette ciro ederek katılana verdiği, üç aracın toplam bedelinin 23.500,00 TL, çeklerin toplam bedelinin ise 25.500,00 TL olması sonucu katılan …’ün sanığa güvenmesi nedeniyle para üstü olarak 2.000,00 TL nakit parayı sanığa iade ettiği, ancak suça konu çeklerin katılan …’ün arkadaşı olan … tarafından Bolu Garanti Bankası Şubesi’ne ibrazında çeklerdeki keşideci imzası ile kayıtlardaki keşideci imzasının tutmadığı gerekçesiyle çeklerin arkasına tarihsiz şerh düşürülerek tanık …’a iade edildiği, suça konu çeklerin bilahare 26.12.2006 tarihinde katılan … tarafından güvenlik güçlerine teslim edildiği,
Sanığın 25.12.2006 tarihinde tanık … ile karşılaşıp tanık …’nın aracının tamirde olduğunu ve parası olmadığını söyleyerek sanıktan olan 2.000,00 TL civarındaki alacağını istemesi üzerine sanığın tanıdığı yedek parçacı olduğunu söyleyip senet karşılığı parça alıp borcunu kapatmayı teklif ettiği, tanık …’nın aracının tamirde bulunduğu tanık …’ya ait sanayide bulunan tamirhaneye gittikleri, sanığın 25.12.2006 günü saat 11:00 civarında tanık …’ten tanık …’nın aracının tamiri için gerekli on üç kalem malzeme listesi alıp tanık …’ya ait araçla tek başına müşteki … ve kardeşi tanık … tarafından işletilen iş yerine gelerek Tempra marka araç için parça alacağını söyleyip ödeme içinde vadeli çek vereceğini ifade ettiği, şikâyetçinin çek karşılığı mal vermeyi kabul etmesi üzerine sanığın listede yazılı on üç kalem malzeme ve bir adet aküyü 2.400,00 YTL bedelle satın alıp karşılığında suça konu ve sahte olarak üretildiği sabit olan Yapı Kredi Bankası İzmir Site Şubesi’ne ait boş çeki çıkararak müşteki ve tanığın huzurunda doldurup, çeke miktar olarak 2.500,00 TL ve keşide tarihi olarak da 15.02.2007 tarihini yazıp, sanığın müşteki ve tanığa İzmir’de çalıştığını aslen Bolu’lu olup bayram iznine gelirken kaza yapması nedeniyle aracını tamir ettireceğini söyleyip kendisini de … olarak tanıttığı ve çekin arkasına da … cirosu yaparak suça konu malzemeleri alıp çeki şikâyetçi …’a vererek ayrıldığı ve malzemeleri tanık …’ya ait … Kaporta isimli iş yerine bırakarak ayrıldığı, olayda; her iki şikayetçi yönünden ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.