YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20475
KARAR NO : 2013/5293
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Malına Zarar Verme, Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Somut olayda; uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddiasıyla haklarında yürütülen soruşturma nedeniyle Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne getirilen sanıkların, sigara içmelerine izin vermeyen görevli polis memurlarına sinkaflı sözlerle hakaret ettikleri, sanık …’ın şube müdürlüğünün pencere camını kırmak suretiyle zarar verdiği anlaşılmakla, sanıkların üzerine atılı suçlarının subut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan
kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında hakaret suçundan teselsül nedeniyle artırım uygulanırken TCK’nun 43/1 yerine maddi hata yapılarak 143/2 maddesinin yazılması,
2- Sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, TCK’nun 62. maddesi uyarınca indirim uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak 8 ay 20 hapis cezası yerine 6 ay 20 hapis cezası verilmesi nedeniyle hapis cezasının paraya çevrilirken 5.000 TL yerine 4.000 TL para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin olunması,
3- Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan hüküm kurulurken, sonuç olarak verilen 10 ay hapis cezasının TCK’nun 52. maddesi gereğince günlüğü 20 TL’den paraya çevrilmesi sırasında 6.000 TL yerine 64.000 TL para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayin olunması,
4- 5271 sayılı CMK’nın 324/1 ve 326/2. maddeleri uyarınca, iştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, geriye kalan ortak yargılama giderlerinden eşit şekilde sorumlu oldukları gözetilmeden yazılı şekilde müştereken tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısı ve sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hükmün ikinci fıkrasının ikinci bendinde yer alan “TCK 143/2”, üçüncü fıkrasının dördüncü bendinde yer alan “sanıkların cezasından TCK’nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 6 ay 20 gün süreyle hapislerine, sanıklara verilen hapis cezasının günlüğü 20 TL den ayrı ayrı 4.000 TL adli para cezasına çevrilmesine” dördüncü fıkrasının üçüncü bendinde yer alan “sanığa verilen hapis cezasının TCK’nun 50-52 maddesi gereğince günlüğü 20 TL den 6.400 TL adli para cezasına çevrilmesine” ibareleri ile yargılama giderlerine ilişkin bölümlerin hükümden çıkartılarak yerlerine sırasıyla “TCK 43/2”, “sanıkların cezasından TCK’nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 6 ay 20 gün süreyle hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, sanıklara verilen hapis cezasının TCK 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL den ayrı ayrı 5.000 TL adli para cezasına çevrilmesine” dördüncü fıkrasının üçüncü bendinde yer alan “sanığa verilen hapis cezasının TCK’nun 52 maddesi gereğince günlüğü 20 TL den 6.000 TL adli para cezasına çevrilmesine” ve “yargılama giderlerinin sanıklardan ayrı ayrı olarak tahsiline” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.