Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20486 E. 2013/18137 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20486
KARAR NO : 2013/18137
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hileli iflas
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında “14.02.2012” şeklinde yanlış yazılan karar tarihinin “16.02.2012” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Özel …… Ltd. ünvanlı şirketin ortaklarından biri ve temsile yetkili müdürü olan sanık …’ın 3999 paya karşılık gelen hisselerinin 1960 payını 11.06.2007 tarihinde noterde hisse devri sözleşmesiyle katılana devretmesini müteakip, aralarında yaptıkları 03.07.2007 tarihli protokol şartlarına uymayarak, halen devam eden müdürlük sıfatından da yararlanarak “gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde…” 24.04.2007 düzenleme 10.06.2007 ödeme tarihli 100.000 TL bedelli borç senedini arkadaşı- sanık …’a şirket borcuna karşılık vermesi, sanık …’ın vekili aracılığı ile “Kanbiyo Senetlerine Özgü İflas Yolu” ile 10.04.2008 tarihinde bu senedi icra takibine koyması ve 16.05.2008 tarihinde de … Asliye Ticaret Mahkemesinde “iflas” davası açması neticesinde 02.12.2008 tarihi itibariyle kesinleşen “şirketin borca batık olması nedeniyle iflası” kararını alması böylece sanıkların fikir-eylem birliği içinde hareket ederek şirketin malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarrufta bulunmaları eylemlerinin “hileli iflas” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
1-Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; hükme esas alınan bilirkişi kurulunun 15.06.2011 tarihli raporunun ikinci
sayfasında tespit olunduğu üzere, 29.04.2011 tanzimli talimat yazısı ekinde dosya ile birlikte gönderildiği bildirilen şirkete ait defter ve belgelerin “var olmaması” nedeniyle incelenemediği nazara alınarak; iddia ve savunmaya yönelik tüm bilgi belgelerin ve şirkete ait defter-kayıtların İcra-İflas, Ticaret, Ceza Hukuku konularında uzman kişilerden oluşturulacak kurula tevdii edilip iddianamedeki tavsif çerçevesinde rapor alınması, özellikle borç senedi miktarının şirketin defter-kayıtlarına intikal edip etmediğinin ve şirket malvarlığının iflas tarihi itibariyle alacaklıların alacaklarını tahsil etme olanağını sağlayacak miktarda olup olmadığının ortaya konulmasının sağlanması, savunma beyanlarında adı geçen sanık …’ın babası Şerafettin’in tanık sıfatıyla usulünce dinlenmesi suça konu senedin 03.07.2007 tarihli protokolden önce mi sonra mı düzenlendiğinin açıklığa kavuşturulması toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde karar verilmesi,
2-Kabule göre de; bilirkişi kurulu üyelerinin istinade olunan mahkemenin 18.05.2011 tarihli kararı ile re’sen oluşturulduğu belirlenmekle; CMK’nın 64.maddesi kapsamında “listelere kayıtlı bilirkişi” sıfatı taşıyıp taşımadıklarının denetime olanak verecek biçimde tutanaklarda gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 64/5-6.madde hükmüne aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.