YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20487
KARAR NO : 2013/18919
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikle dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanların murisi olan … …’nın 16.01.2006 tarihinde vefat ettiği, vefatından önce hiçbir şekilde İstanbul’da ikamet etmemesine ve orada muhtarlık kaydının bulunmamasına rağmen sanıklardan …’un, … Kaşarçı’dan alacağı varmış gibi Şişli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/23414 sayılı dosyası üzerinden 12.09.2006 tarihinde icra takibi başlattığı, faiz oranını da %86 olarak belirlediği, ayrıca yapılan icra takibine ilişkin tebligatın posta memuru tarafından ilgili adrese götürüldüğü ve katılanların murisi … ’in daha önce hiçbir şekilde bulunmadığı sahte bir adreste oturduğu tespit edilerek komşusu …’e tebligatın yapıldığı, bu şekilde sanığın işlemlerini takip eden sanık … ile icra takibini yapan icra müdürü … ve ikametgâh kaydı olmadığı halde tebligatı alan muhtar …’in fikir ve irade birliği içerisinde ölmüş kişi aleyhine takipte bulunarak mirasını ele geçirmek istediklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanıklar … ve … haklarında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar … ile … haklarında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, herhangi bir alacakları bulunmadığı halde 16.01.2006 tarihinde ölmüş olan … … aleyhine icra takibi yapmak ve müteveffanın adresini yanlış göstermek suretiyle haksız menfaat temin etmek istedikleri, ancak mirasçıların icra takibine itiraz etmesi sonucunda takipten sonuç alamamaları şeklindeki eylemlerinin, İcra Müdürlüğü’nü aracı kılmak suretiyle TCK’nın 158/1-d, 35 maddelerinde yer alan dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mahkumiyetleri yerine yerinde bulunmayan gerekçelerle beraatlarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.