Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20567 E. 2014/12926 K. 26.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20567
KARAR NO : 2014/12926
KARAR TARİHİ : 26.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın aracının satışı için internete verdiği ilanı gören sanık …’ın telefonla irtibat kurarak araca müşteri olduğu, şikayetçiden aracı Çorum’a getirmesini, parayı peşin vereceğini söylediği, 26/05/2008 tarihinde aracın yol masrafları dahil 20200,00 TL karşılığında satışı konusunda anlaştıkları, şikayetçinin 28/05/2008 günü aracı İstanbul’dan Çorum’a getirdiği, kendisini akraba olan sanıklardan … ve …’ın karşıladıkları, Çorum noterlerinin kalabalık olması nedeni ile sanıklardan … ile katılanın … noterliğine gittikleri, burada katılanın …’e aracının satış ve devrine yetki veren vekaletnameyi verdiği, Çorum’a döndüklerinde …’ın ilk
önce vekaletini alıp almadığını sorup alındığını öğrendikten sonra …’i git amcandan parayı getir diye gönderdiği, bir süre sonra …’in telefonla …’ı arayıp amcasının hayvan almaya Sivas’a gittiğini kasanın anahtarının da yanında olduğunu söylediği, bunun üzerine katılana …’ın 700 TL kapora mahiyetinde para verdiği, ayrıca 2 gün sonraya vadeli 19500 TL lik bono vermeyi teklif ettiği, fakat senette borçlu olarak …’in imzasının bulunduğu, katılanın aracı evin önünde bırakıp, vekaleti ve anahtarı yanına alıp Lüleburgaz’a döndüğü, aradan geçen zaman süresi içerisinde vekaletnamenin aslını alan sanıkların renkli fotokopisini katılana verdikleri, senedin gününde ödenmemesi üzerine yaptığı araştırmada aracın çekici ile Samsun’a götürülüp kart yaptırıldığı ve noter aracılığı ile verdiği vekalete dayalı olarak tanık Selahattin’e satıldığını öğrendiği bunun üzerine şikayetçi olduğu, yapılan soruşturma sırasında aracın tanık …’in kullandığı çekici ile anahtarının yapılabilmesi için Samsun’daki servise götürüldüğü, tanık …’ın ifadesinde, kendisinin çekiciye bindiği sırada aracın önceden yüklenmiş olduğunu, aracın yanında teşhis ettiği sanık …’in bulunduğunu, … Samsun’a kadar kendisine eşlik ettiğini beyan etmesi karşısında, baştan beri dolandırıcılık kast ve iradesi ile birlikte hareket eden sanıkların, hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … ve … müdafii ve sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.