Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20649 E. 2013/2277 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20649
KARAR NO : 2013/2277
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; hakkındaki hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşen sanık …’nın müştekinin işlettiği markete geldiği ve müştekiye 100 TL parayı göstererek sigara ve çakmak istediği, müştekinin “bozuk yok mu?” diye sorması üzerine sanık …’ın müştekiye 100 TL’yi iki 50’lik yapmasını istediği, müştekinin de 2 adet 50 TL’yi sanığa vermesine rağmen sanığın 100 Tl’yi müştekiyi vermeyerek oyaladığı, sanık …’ın 50 TL. parayı müştekiye vererek sigara aldığı, müştekinin de para üstünü sanığa verdiği, bu sırada Ayhan’ın kardeşi olan sanık …’nın sanki diğer sanıktan haberi yokmuş gibi içeri girerek gripin ve su aldığı, paranın üstünü vermesi için yine müştekiyi telaşa düşürdüğü, sanıkların bu şekilde ki hileli söz ve davranışlarının etkisi altında kalan müştekinin sanık …’nın fazladan almış olduğu parayı fark etmediği, sanıklar dışarı çıktıktan sonra olayın farkına vardığı,ancak müştekinin eniştesi olan tanık …’ın müdahalesi üzerine paranın iade edildiği anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak
Adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkum olmayan sanık hakkında hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, 5237 sayılı TCK.nun 51/1-b maddesinde belirtilen; “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşup oluşmaması” hususunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın sabıkalı oluşu gözönüne alınarak” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.