Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20651 E. 2014/12941 K. 26.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20651
KARAR NO : 2014/12941
KARAR TARİHİ : 26.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin alış veriş merkezine gitmek için servis beklediği sırada sanık …’in kullandığı araçla yanına geldiği ve müştekiye kendisini alış veriş merkezine bırakabileciğini söyleyerek araca davet ettiği, araca binen müştekiye kendisinin yurt dışında yaşadığını belirtip, kurban paramızı vermek için fakir birisini aradığını, çevresinde bir fakir olup olmadığını sorduğu, katılanın kendisinin kurbanını hayır kurumlarına bağışladığını söylemesi üzerine, sanık …’in üzerinde 2.000 Euro değerinde para olduğunu ancak bozduramadığını, işinin acele olduğunu söyleyip kendisine de Türk Parası lazım olduğunu belirtip, müştekiye sen 1.000 Tl ver, gerisini parayı bozdurup kurban için ver demesi üzerine müştekinin 1.000 TL’yi sanık …’ye vererek, yabancı paraları aldığı, daha sonra alış veriş merkezinde inen müştekinin döviz bürosuna gittiğinde, paranın değeri düşük ve ülkemizde tedavülü olmayan Peru parası olduğunu öğrendiği, aynı yöntemle dolandırıcılık suçu işlerken yakalanan sanığın müşteki tarafından da teşhis edildiği anlaşılmakla, hileli hareketlerle haksız menfaat temini suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında uygulanan hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
2-Tekerrüre esas olan Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/49 esas ve 2006/832 karar sayılı 29.03.2008 tarihinde infaz edilen ilamı yerine, infaz tarihi itibariyle süre yönünden tekerrüre esas olmayan, Ankara 4 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2004 gün ve 2003/376 esas, 2004/568 karar sayılı ilamının TCK 58. maddenin uygulanmasında esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin “120 gün”, “60 gün”, “50 gün” ve “1000 TL adli para cezası” ifadelerinin yerlerine, sırasıyla “5 gün”, “2 gün”, “1 gün” ve “20 TL adli para cezası” yazılmak suretiyle; yine hükümde tekerrür uygulamasına ilişkin kısımdan, “Ankara 4 Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.06.2004 gün ve 2003/376 esas, 2004/568 karar sayılı ilamı ile sanığın dolandırıcılık suçundan eylemine uyan TCY 503/1, 81/2 maddeleri uyarınca 1 yıl 1 gün hapis ve 347,383.000 Tl ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği bu bu kararın 25.07.2006 tarihinde yerine getirildiği sübuta erdiğinden” cümlesinin çıkartılması, yerine “Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/49 esas ve 2006/832 karar sayılı ilamı ile mükerrir olduğundan” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.