Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/208 E. 2013/13618 K. 19.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/208
KARAR NO : 2013/13618
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Baba-katılan …’in oğlu-katılan …’i evlendirme isteğini çevresine, bu arada hakkında beraat kararı verilen sanık …’a bildirmesi ve adı geçen bu sanığın memleketten arkadaşı olduğu söylenen sanık …’in bağlantı kurması ile diğer sanıkların ilk defa … ili … ilçesinde katılanlarla buluşup diyaloğa girmeleri, bu evrede sanık …’nin kendisini gerçek ismi … olan ancak katılanlara … olarak tanıtılan evlenecek kızın dayısı olarak tanıtması, sanık …’nın ise bu kızın annesi… şeklinde bildirilmesi, başlık parası adı altında katılan …’in tanık … … aracılığı ile para vermesi, katılan … ile sanık …’ın evlenmeleri hususunda ön mutabakata varılıp kadınların katılanların ikamet ettikleri …-Kaynarca ilçesine gitmeleri, ertesi gün nikah işlemlerine başlanmadan evvel kuyumcuya gidilip her iki sanık içinde bilezik gibi altın ziynet eşyası alınması o günün gecesi sanıklar …ve …’ın kimseye haber vermeden ziynet eşyaları ile birlikte evden kaçıp gitmeleri böylece haksız yarar sağlamaları eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyetlere yeter delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.