YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20891
KARAR NO : 2014/13712
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/209837
MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/06/2009
NUMARASI : 2008/735 (E) ve 2009/648 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan B.. M..’un Laleli’ de deri işi ile uğraştığı bir süreden beri tanıdığı Bulgar uyruklu G. M.nın ise A. Ö.’ın tanıdığı ve müşterisi olduğu, İ.. B..’ın bu bayanla birlikte katılana gelerek bayana Bulgaristan’da büyük bir miras kaldığını, bu paraları Türkiye’ye aktarmak istediklerini söylediği, sahte mahkeme kararları, TC Merkez Bankası, Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Yargıtay, Cumhuriyet Başsavcılığı gibi kamu kurumları tarafından düzenlenmiş gibi yapılan sahte belgeleri gösterip ayrıca katılanı Yargıtay, Adliye gibi kurumlara götürüp kalemlerinde iş yaptıkları izlenimi vererek katılan Baybaba’dan vergi dairesine, bankaların bazı mahkeme dosyalarına harç yatırmak üzere para talep ettikleri ve paranın getirilmesi durumunda Baybaba’ya yüklü miktarda ödeme yapacaklarını söylediği, katılanın bu amaçla sanığa elden ve havale yolu ile toplam 450.000 Dolar civarında para verdiği, sanığın aldığı paralarla ortadan kaybolduğu iddia olunan somut olayda; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 08/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.