YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20931
KARAR NO : 2013/19272
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanıkların … Gıda San. Tic. Ltd. Şti’nin münferit imza ile temsile yetkili ortakları oldukları, Halkbankası … Şubesi’ne müracaat ederek kredi kullandıkları, teminat olarak müşterilerinden aldıklarını iddia ettikleri bonoları verdikleri, kredi taksitlerini ödemeyince katılan banka tarafından senet borçluları aleyhine icra takipleri başlatıldığı, borçluların hiçbirisinin bonolarda belirtilen …Kasabası, … adresinde tanınmamaları nedeni ile icra takiplerinin sonuçsuz kaldığı, dolayasıyla gerçekte olmayan kişilerin borçlu olarak gösterilmesi suretiyle sahte bonolar tanzim edilerek bankaya verildiğinin böylece sanıkların tahsis edilmemesi gereken bir krediyi almak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
1-Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların, suça konu bonoları daha önceden de yüklü miktarda mal sattıkları müşterilerinden aldıklarını beyan etmelerine rağmen, aralarında düzenlenmiş mal satımına ilişkin yazılı bir sözleşme ibraz edememeleri, senet borçlularının açık kimlik ve adres bilgilerini gösterememeleri, yapılan kriminal incelemeye göre bonoların arkasındaki ciroların sanık … eli ürünü olduğunun anlaşılması karşısında resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanıkların birlikte imzaladıkları kredi sözleşmelerinde teminat olarak sahte senetleri kullanmaları, bankaya teslim edilen senetlerden, borçlusu …olarak görünen 20.550,00 TL bedelindeki senedin kredi tarihi olan 30.07.2010 tarihinden sonra 01.08.2007 tarihinde düzenlenmesine rağmen borçlusu …olan senedin 15.07.2007, borçlusu … olan senedin 11.07.2007, borçlusu …olan senedin 10.07.2007, borçlusu … olan senedin 07.07.2007 tarihinde yani kredi sözleşmesinden önce düzenlendiklerinin anlaşılması ve ilgili bankanın cevabi yazısında senetlerin kredi kullanılmasından önce teminat olarak alındıklarının bildirilmesi karşısında sahte senetler kullanılarak tahsis edilmemesi gereken bir kredinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden sanıkların mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.