YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20956
KARAR NO : 2014/5328
KARAR TARİHİ : 24.03.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/333234
MAHKEMESİ : İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/04/2010
NUMARASI : 2009/574 (E) ve 2010/216 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikayetçi A.. F.. Kiralama Anonim Şirketi ile ile sanık arasında, 05/06/2006 tarihinde Beyoğlu 24. Noterliğinin 14937 sayılı sözleşmesi ile Finansal Kiralama Sözleşmesi (Leasing) yapıldığı ve sözleşmeye konu malların sanığa teslim edildiği, sanık kiracının, kira borcunun bir kısmını ödemeyerek, sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle, şikayetçi şirketin, sözleşmedeki fesih yetkisine dayanarak sözleşmeyi feshetmek suretiyle sanığa ihtarname gönderdiği, ihtarnamenin sanığa tebliğ edildiği, bu ihtarnameyle, sözleşmeye konu malların iadesinin talep edilmesine rağmen sanığın malları teslim etmediği, böylece sanığın, kendisine teslim edilen eşyayı iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın kira bedelini ödememesi nedeniyle, şikayetçi şirket tarafından sözleşmenin feshedildiği dikkate alınarak, sanığın, 3226 Sayılı Finansal Kiralama Kanunu’nun 15., 17., 24., ve 25. maddeleri ile 05/06/2006 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi’nde öngörülen “iade zorunluluğunu” yerine getirmeyerek, suça konu makinelerin ihbarnamenin 08/04/2008 tarihinde tebliğini müteakip 60 gün içerisinde
şirketin gösterdiği adrese iade etmediği, bunun için yasal bir gerekçe göstermediği ve kiralanan malların tesliminden hukuka aykırı olarak kaçındığı, böylece, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği tüm dosya kapsamına göre sabit olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesine göre sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/03/20104 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.