Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21024 E. 2014/13794 K. 09.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21024
KARAR NO : 2014/13794
KARAR TARİHİ : 09.07.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/304564
MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/04/2010
NUMARASI : 2009/217 (E) ve 2010/260 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, şikayetçinin sahibi ve temsile yetkili olduğu şirkette pazarlama elemanı olarak görev yaptığı, müşterilerden aldığı sipariş ve sonra ödemek için tahsil ettiği 8.000 TL parayı şirket hesabına aktarmayıp mal edindiği ve uhdesinde bulunan şirkete ait aracı iş yerinin önünde terk ederek ayrıldığı, sanığın bu eylemiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın aşamalarda, yapılan ödemeleri şirkete teslim ettiğini beyan etmesi, katılan şirketin dosyaya sunmuş olduğu, şirketlerin sanığa ödeme yaptıklarına dair, ikisi isimsiz olan imzalı ve kaşeli tutanaklar ile ilgili şirket yetkililerinin beyanları arasında çelişkinin giderilememiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi açısından, katılan şirket ile bu şirkete ödemeleri yapan şirketlerin muhasebe kayıtlarının uzman bilirkişi marifetiyle incelenerek rapor tanzim edilmesi ve sanık tarafından tahsili yapıldığı halde katılan şirkete ödenmemiş para olup olmadığının saptanması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.07.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.