YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21071
KARAR NO : 2013/18912
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
…Mağazacılık Dış Ticaret A.Ş ünvanlı katılan şirketin, Marmaris’te bulunan şubesindeki mağazasında, 01.10.2004 tarihli hizmet sözleşmesine istinaden, gelen malların kayıtlanması ve muhafazası ile sorumlu olarak görev yapan sanığın, mağazaya, kargo yoluyla gönderilen malları sahiplenerek haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda; soruşturma aşamasında, 10.05.2006 tarihli alınan bilirkişi raporunda; 10.362.81 TL değerinde olan ticari malların sanık tarafından mal veya para olarak kendi lehine alındığının değerlendirilebileceğinin belirtildiği, Mali Muşavir bilirkişi tarafından şirkete ait yasal kayıtların, envanter dökümlerinin, sevk irsaliyelerinin incelenmesi neticesinde hazırlanan 09.04.2007 tarihli raporda ise; sanığın, 01.10.2004 tarihli hizmet sözleşmesi ile mağaza müdürü olarak işe başladığı, şirket merkezinden, sanığın çalıştığı mağazaya satılacak olan malların kargo aracılığıyla gönderildiği, şirket merkezindeki kayıtlara göre; mağazaya gönderilen malların kargo firmasına imza karşılığında teslim edildiğinin belirlendiği; ancak sevk edilen malların, sanığın çalıştığı mağazaya teslim edildiğine ilişkin alındı makbuzlarının şirket merkezinde bulunmadığının tespit edildiği; ayrıca Marmaris mağazasına gönderilen mallar ve tutarlarının gösterilerek, satışlarda yarı oranında azalma olduğunun belirtildiği, katılan şirketin sanık aleyhine açmış olduğu alacak davasına ilişkin yargılamanın sonucunda; katılan şirketin, sanıktan 28.614.13 TL alacağının olduğu belirlenerek davanın kabulüne dair verilen kararın, Yargıtay tarafından onanması ile kesinleştiği, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinin 2. maddesine göre; sanığın katılan şirkete ait olan mağazada, şirketin ithal ettiği ve yurt içinden aldığı ürünleri mağazada stoklanması ve genel kontrollerinin yapılması ile sorumlu olduğunun da sabit olduğu dikkate alındığında; mağazada yapılan sayım ve denetimler neticesinde eksik çıkan mallardan sorumlu olduğu kabul edilerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.