YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21098
KARAR NO : 2013/1015
KARAR TARİHİ : 23.01.2013
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/11//2011 tarihli ve 2011/25620 soruşturma, 2011/9227 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/02/2012 tarihli ve 2012/182 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/11/2012 gün ve 2012/17222/66949 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2012 gün ve 2012/298767 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, taşımaza ait tapu kaydı celbedilerek taşınmaz maliklerinin ve bu arada şüphelilere vekâlet verdiği iddia edilen …’nun maliklerden biri olup olmadığının saptanması, … ile sanıkların beyanlarının alınması, taraflarca sunulanlardan delil değerini haiz olanlar ile sanıklara isnat edilen suça ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yarar her türlü delilin resen ve etraflıca araştırılıp ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 10.02.2012 gün ve 2012/182 D. İş. sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.