YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21102
KARAR NO : 2013/1013
KARAR TARİHİ : 23.01.2013
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 510 ve 522. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/10/2004 tarihli ve 2003/53 esas, 2004/1459 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, daha lehe olduğundan bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2 ve 62. maddeleri gereğince sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen cezanın aynı Yasa’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrası Yargıtay 11. Ceza Dairesince, hükümden sonra Resmî Gazetenin 08/02/2008 günlü 26781. sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. ve 5237 sayılı Kanun’un 7/2 maddeleri gereğince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi amacıyla dosyanın iade edilmesi üzerine, sanık hakkında açılan kamu davasının, 765 sayılı Kanun’un 102/4, 5237 sayılı Kanun’un 7/2 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereğince düşürülmesine dair … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2009 tarihli ve 2009/485 esas, 2009/1703 sayılı sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca 27/11/2012 verilen gün ve 2012/17281/67019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2012 gün ve 2012/299807 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5252 sayılı Yasanın 9/4.maddesi uyarınca “kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz”
İnceleme konusu somut olayda hükümlünün 765 sayılı TCK’nun 510 ve 522 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 9. Asliye ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 14.10.2004 gün ve 2003/53 esas, 2004/1459 sayılı hükmü, uyarlama istemi üzerine duruşma açarak yeniden değerlendiren mahkemenin, 5252 sayılı Yasa’nın 9/4.maddesi hükmüne aykırı olarak, zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle, 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2.maddeleri gereğince düşmesine karar vermiştir.
Yerel Mahkemece, uyarlama yargılamasında dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanamayacağından kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmesi yasaya aykırıdır.
Bu nedenlerle; Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, … 9. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 02.11.2009 gün ve 2009/485 esas, 2009/1703 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3.maddesine uygun olarak uyarlama yargılamasının yerel mahkemesince yerine getirilmesine, 23.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.