Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21111 E. 2013/16002 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21111
KARAR NO : 2013/16002
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın, ruhsat kaydı … isimli kişi adına kayıtlı olan … plaka sayılı aracını tamir için sanık …’nin tamirhanesine bıraktığı, sanık … tarafından masrafların karşılanmaması üzerine, sanık …’ın kayınbabası olan tanık …’ın, sanık …’e, aracı ya yapmasını ya da satmasını istediği, tamir masrafının çok olduğunun söylenmesi üzerine, aracın satılmasına karar verildiği, katılanın da hurdacılık işiyle uğraşması nedeniyle araca talip olduğu, sanık … ve tanık … de olduğu halde 01/03/2010 tarihli harici satış sözleşmesiyle aracın katılana teslim edildiği, 4.000 TL paranın da sanık … tarafından alındığı, bir süre sonra sanık …’ın, aracının rızası dışında katılana satıldığı ve
aracın parçalanacağına dair duyumlar aldığını iddia ederek tamirci olan sanık … ve aracı sözleşmeyle alan katılandan şikayetçi olmasından sonra, aracın katılandan teslim alınarak sanık …’a verildiği, katılanın da, aracın parasını ödemesine rağmen aracın elinden alındığını belirterek şikayetçi olduğu, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, taraflar arasında gayri resmi olarak yapılan sözleşmeyle aracın katılana teslim edildiği, tanık beyanıyla da doğrulandığı üzere sanık …’in tamirci olarak aracın satılmasına aracılık ettiği, bu kişinin aracın geri alınmasıyla ilgisinin bulunmadığı, gayri resmi bir sözleşmeyle teslim alanın aracın geri alınması olayının taraflar arasında hukuki ihtilaf mahiyetinde bir konu olduğu, sanık …’ın, aracın geri alınması için kolluğa şikayette bulunması eyleminde, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanık … hakkında iftira veya suç uydurma suçundan açılan bir davanın bulunmadığı, aynı sanığın, aracını geri almak için kolluğa başvurarak şikayetçi olması eyleminde, kamu kurumunu aracı kılarak dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak, bu yönde bozma isteyen tebliğnamedeki düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 28/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.