YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21152
KARAR NO : 2013/18918
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
18.05.2009 tarihli bilirkişi inceleme ve teslim tutanağının hakim tarafından imzalanmaması mahallinde düzeltilebilir bir eksiklik olarak görülmüştür.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın …ve Ticaret Limited Şirketinde, 2003-2006 yılları arasında pazarlama elemanı olarak, üretilen malları pazarlamak ve satılan malları adreslerine teslim etmekle görevli olan sanığın, 2006 yılının içerisinde şirketten teslim edilen malları alıcılarına teslim edip, tahsilat yaptıktan sonra aldığı paraları şirket kasasına intikal ettirmeyerek uhdesinde bulundurduğunun iddia edildiği olayda; toplanan bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlilikte incelenip değerlendirildiğinde; sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
21.11.2005 tarihinde gönderilen malların …Teknik Hırdavat’a … ve imzası ile teslim edildiği, malın faturasının bulunmaması nedeniyle …Hırdavat firmasının kayıtlarında bulunamadığı, sanığın İş bankası … Şubesinde bulunan hesabına, …tarafından 1300 TL olarak gönderilen paranın faturasız olarak teslim edilen bu mal karşılığında olduğu kanaatine varılarak, sanığın uhdesinde bulunduğu kanaatine varıldığı, dosyada mevcut olan …Metal firmasının yetkilisi olan …’ten, katılan şirkete ait tahsilat makbuzuna göre tahsil edilen 220.29 TL paranın sanığın uhdesinde bulunduğu, …Otomobil Sanayi Ticaret Anonim Şirketinden tahsil edildiği görülen 05.04.2006 tarihli ve 375 TL meblağ içeren katılan şirkete ait tahsilat makbuzunun bulunduğu ve sanık tarafından imzalandığı, alınan paranın şirket kasasına intikal ettirilmeyerek sanığın uhdesinde bulunduğu, … Tarım Makine Sanayi Limited şirketinden
tahsil edildiği görülen, 02.08.2006 tarihli ve 300 TL meblağ içeren katılan şirkete ait tahsilat makbuzunun bulunduğu, paranın firma tarafından sanığa ödendiğinin belirlenmesine rağmen şirket kasasına intikal ettirilmeyerek sanığın uhdesinde bulunduğu, …Karasör Sanayi ve Dış Ticaret Şirketinden tahsil edildiği görülen 27.02.2006 tarihli ve 350 TL meblağ içeren katılan şirkete ait tahsilat makbuzunun bulunduğu, paranın firma tarafından sanığa ödendiğinin belirlenmesine rağmen şirket kasasına intikal ettirilmediği, sanığın uhdesinde bulunduğu, bu şekilde sanığın sorumluluğunda 3.565.29 TL paranın olduğunun bilirkişi raporuyla da tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eylemini, değişik zamanlarda birden fazla kez aynı mağdura karşı gerçekleştirmiş olduğu dikkate alınarak; 5237 sayılı Yasanın 43/1 maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden delillerin taktir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 155/2, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 25 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine “5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.