Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21202 E. 2014/13789 K. 09.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21202
KARAR NO : 2014/13789
KARAR TARİHİ : 09.07.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/277743
MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/12/2009
NUMARASI : 2008/257 (E) ve 2009/916 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın,katılanlara … plakalı Tata marka pikabı haricen satıp 100 TL’ yi nakit 13.000 TL muhtevalı bir senet aldıktan sonra katılanın aracın motorundaki suyun donmuş olması nedeniyle arızalanıp sevise götürdüklerinde 5.000 TL tamir ücreti çıkması üzerine servis ücretini ödeyip senedini iade etmek suretiyle aracı geri alacağını söyleyerek … plakalı araca binip servisten ayrılıp katılanlara ait senedi ve 100,00 TL’ yi iade etmediği iddia edilen olayda sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı, gerek servis ücretinin ödenmemesi, gerekse senet bedelinin ödenmemesi ve aracın teslimine ilişkin hususların ayrı ayrı hukuki mesele boyutunda kaldığı ve dolandrıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, gözetilmeksizin mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 09.07.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.