YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21660
KARAR NO : 2014/13632
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay günü katılanın yanına gelen ve kimliği belirlenemediğinden ayrı bir dosya üzerinden soruşturması devam eden temyiz dışı sanığın, kendisinin kuyumcu olduğuna dair yalan söyledikten sonra katılana ait binayı satın almak istediğini belirtmesi üzerine; bu konuda pazarlık yapmak amacıyla bir lokantada oturdukları sırada, katılan tarafından fotoğraflarından teşhis edilen diğer sanık …’ın masaya geldiği, kendisini doktor olarak tanıttıktan sonra bir hastasını muayene ettiğini ve hastasının da kendisine muayenenin karşılığı olarak elmas verdiğini belirttiği, burada temyiz dışı sanık ile birlikte iddianamede anlatılan hileli hareketleri sergileyip ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, değerli olduğuna inandırdıkları fakat hiç bir Esas No : 2012/21660maddi değeri bulunmayan taşları, sözde katılana satarak karşılığında katılandan 20000 TL, 2500 Euro ve 3000 dolar para almak suretiyle haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın beyanlarına, teşhis tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.