YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21815
KARAR NO : 2013/2358
KARAR TARİHİ : 11.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat, Düşme, Ceza Verilmesine Yer Olmadığına, Ortadan Kaldırma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’e hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilerek yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; şikayetçiler …, … ve … ile sanıklardan …’in babaları …’in 05/10/1998 tarihinde ölümüne kadar, … Holding A.Ş.’nin hissedar yapısının …, …, …, … ve …’den oluştuğu, …’in ölümü nedeniyle … Holding A.Ş.deki gerçek kişi hissedar sayısının 4’e düşmesi nedeniyle, 5. ortağının oluşturulması amacıyla, … Yatırım A.Ş.’ye 78.000 adet … Holdingin A.Ş. payının usulsüz devredildiği, … Holding A.Ş.’ye 5. ortak olarak … Yatırım A.Ş.yi temsilen şüpheli …’in katıldığı, 09/08/2002 tarihinde gerçekleştirilen … Holding A.Ş.nin genel kurulunda şikayetçilerden …’e ait olması gereken 1.956.194.353 adet … Holding A.Ş. hissesinde, şikayetçinin bilgi ve onayı dışında herhangi bir yazılı devir ve temlik belgesi olmaksızın hisse eksiltmesi yoluna gidilerek, 6.213.853 adet hissenin …, … ve … adına dağılımı yapılıp, … Holding AŞ.nin gerçek kişi hissedarları olan, …, …, …, …’in, hisselerinin 1.949.980.500 adet olmak üzere eşitlenerek, … Holdingin AŞ.nin ortaklık yapısının değiştirildiği, bu şekilde …, … ve … Yatırım A.Ş.nin paylarının toplamının 3.900.039.000 adede ulaşması sağlanarak, … Holding A.Ş.nin yönetiminde karar alabilmek için gerekli olan % 50,0005 mutlak çoğunluk oranının oluşturulduğu, bu aşamadan sonra, şikayetçilerden …, sanık … ile birlikte hareket etmeye başladığı, … Holding A.Ş.’nin 19/08/2002 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında … Holding A.Ş.nin yönetimi usulsüz bir şekilde elde edildiği, %50.0005 pay oranı ile … Holding A.Ş yönetimine 3 yıllığına …, … ve …’in seçildiği, yönetimindeki karar yeter çoğunluğunun ele geçirilmesinden sonra … Holding A.Ş.nin içinin boşaltılması amacıyla paravan, zincir şirketler kurulması yoluna gidildiği, … ve …’in sermayesi kendilerine ait … Traktör Sanayi ve Tic. Ltd Şti.yi kurarak …’e ait hisselerin usulsüz hisse devri ile elde ettikleri, 3.899.961.000 adet … Holdingin A.Ş. hissesini kurdukları … Traktör San. ve Tic. Ltd.Şti’ne,… Traktör ve Otomotiv Yedek Parça San. ve Tic. Ltd, Şti.’yi kurdukları ve kurulan şirketin % 99 oranındaki hissesini, … Holding A.Ş.nin %49,9995 oranındaki hissesine sahip … Traktör San ve Tic Ltd. Şti’nin %99 oranındaki hissesini … firmasına sattıkları, … firmasının 22/11/2005 tarihinde isim tadili yaparak … ismini aldığı, … Makine San. Mak. A.Ş. hisselerinin % 83,19’unu … firmasına sattıkları, oluşturulan zincir şirketlerin en tepesinde yer alan … Ltd. Şti.’nin A grubu hisselerinin 2 oy, …’a ait B gurubu hisselerin 1 oy sahibi olması şeklinde sözleşmeler hazırlayan …’in …’ide bu şekilde devreden çıkararak oluşturulan tüm zincir şirketler ve … Holding A.Ş.’nin kontrolünü ele geçirdiği, bunun üzerine aldatıldığını anlayan …’ın, … Holding AŞ’nin hissedarı …’in, eşi …’in ölümünden önce kendisine ait olan, 6.213.853 adet hissenin,usulsüz olarak eksiltmesi ve devri nedeni ile, İstanbul 9. Ticaret Mahkemesinde açtığı 2003/1135. E-2005/211. K sayılı dosyasında, açılan davayı kabul etmesi üzerine mahkemece yazılı devir ve temlik belgesine dayanmaksızın usulsüz bir şekilde dağıtımı yapılan hisselerin şikayetçilere iade edildiği, … ve …’ın …’in, … Holding A.Ş’de hissesinin kalmadığı ve yönetim kurulu üyeliğinin düştüğünü, 23/07/2007 tarihli yazı ile şikayetçi …’e bildirerek yerine yönetim kuruluna üye olarak sanık …’yı atadıkları, sanık … tarafından borçlarının mahsubu amacıyla … ve … şirketlerinin … Holding AŞ bünyesine satın alındığı, ….com isimli şirkete iştirak kararı alındığı, … şirketinin şüpheli … ‘in kontrolündeki … NV’ye satın alındığı ve daha sonra şüpheli … tarafından …’da kurulan ödenmiş sermayesi 2 … doları olan, … Ltd. şirketine … uhdesinde bulunan %83,19 oranındaki … Makina San. A.Ş. hisselerinin %64,43 lük bölümünün 27/02/2008 tarihinde devrinin yapıldığı, böylece, … Holding AŞ’nin yöneticisi olup şirket adına hareket eden şüpheli …’in, … Holding AŞ’nin yönetim kurulunda yer alıp imza yetkisi bulunan sanıklar … ve … ile birlikte hareket ederek, kurulan zincir ve paravan şirketlerle … Holding AŞ’nin ve bağlı iştiraklerinin içini boşaltarak, hileli davranışlarla, … Holding AŞ’ nin diğer hissedarları olan şikayetçileri aldatıp, şikayetçilerin zararına olarak, 44.957.472,312 YTL kendilerine menfaat sağlayarak atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu, sanık …’in, …’in 05/10/1998 tarihli ölümü ile borçlar kanunun 397. maddesi gereğince hükümsüz hale gelen vekaletname ile muris …’in ölümünden sonra … S.A banka hesabında bulunan 4.103.610 USD parayı kendine mal edinerek, muris … ve şikayetçi … adına … bankasında 28.042.SK nolu hesapta bulunan 6.586.753 USD paranın 6.584.078 USD’sini, kendisine sadece hisse senedi alımı ve satımı konusunda yetki verilmesine, …’in 05/10/1998 tarihli ölümü ile vekaletnamenin hükümsüz kalmasına rağmen, …’in ölümü ile oluşan terekeden kaçırıp şikayetçilerin zararına, kendisine mal ederek atılı güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu iddia olunan olayda,
Mahkemece, sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan davada sabit kabul edilen eylemlerinin güveni kötüye kullanma kapsamında kabulü ile mahkumiyetlerine, bazı eylemlerin bölünerek ceza verilmesine yer olmadığına, ortadan kaldırılmasına, beraat ve düşmesine, güveni kötüye kullanmaktan açılan davanın düşmesine şeklinde karar verildiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, iddianame içeriğinden sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan tarihlere ve sanıklara göre ayrıma gidilmeden, sanıkların 1998 ile 27/02/2008 tarihleri arasında temadi eden eylemlerinden dolayı teselsülen cezalandırılmalarının istenilmiş olduğu kabul edilmiştir.
1-)… Makine Sanayi Ticaret Aş. ve … Danışmanlık Ltd. Şti.’nin vekilleri vasıtasıyla kamu davasına katılma talebinde bulunmuşlar ise de bu firmaların … Holdinge bağlı şirketlerden alacaklı durumda oldukları ancak iddianamede anlatılan dava konusu olaylardan doğrudan zarar görmediklerinin anlaşılması karşısında müşteki şirket vekillerinin katılma taleplerinin reddine dair 18.09.2008 ve 21.05.2009 günlü ara kararlar yerinde olup hükmü temyize hukuken yetkileri bulunmadığından,temyiz istemlerinin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-)Dosya içeriği iddia soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporları, Sanayi Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen inceleme; raporu, olayın oluşu karşısında, … Holding Yönetim kurulu başkanı … ile yönetim kurulu üyeleri olan sanıklar … ve …’nın … Holding bünyesinde bulunan şirketlerin işlemlerini yasalara göre yürütmek üzere verilen yetkilerini kötüye kullanarak, eylem ve irade birliği içinde asli fail olarak, katılan hissedarları hile ve yanıltılarak holding hisselerinin paravan şirketlere devri suretiyle katılanların zararına neden oldukları, eylemin bütün olarak TCK’nın 158/1-h maddesinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyet sırasında işlediği nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2009/11-109 Esas, 2010/48 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, mağdur şirket hissedarlarının ayrı ayrı olması karşısında mağdur sayısınca teselsül eden suç oluşturacağı, sanıkların TCK’nın 37/1 maddesi yoluyla 158/1-h ve 43. maddelerine göre cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle eylemler bölünerek sanıklar … ve …’ın yardım eden olarak ve TCK’nın 39. maddesi uygulanması suretiyle güveni kötüye kullanma kabulüyle mahkumiyet ve bir kısım eylemlerden beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, düşme ve ortadan kaldırma kararları verilmesi,
3-)Sanık … hakkında babası ve şirket yönetim kurulu başkanı …’in 05.10.1998 tarihinde ölümüyle Borçlar Kanununun 397.maddesi gereğince hükümsüz hale gelen vekaletnameyle ölümden sonra … banka hesabından 4.103.610 Dolar yine … bankasında bulunan hesaptan 6.584.078 Dolar’ı, kendisine sadece hisse senedi alımı ve satımı konusunda yetki verilmesine rağmen terekeden kaçırıp şikayetçilerin zararına mal edinerek güveni kötüye kullandığı iddiasıyla açılan davada, sanık … ve müdafi vekaletnamenin ölümden sonrada geçerli bulunduğunu ileri sürüp suçu inkar etmiş olması karşısında, Borçlar Kanununun 397. maddesi hükmü değerlendirilerek ilgili bankadan sözü edilen vekalet kullanılarak en son hangi tarihte ve kimin tarafından işlem yapıldığı, para çekildiği sorulup, öncelikli suç tarihi belirlenip, yine katılanlardan …’in ölümünden sonra bu vekaletin iptali, vekilin azli hususlarında girişimde bulunup bulunmadıkları, ölümden sonra vekaletin kullanılmasına rıza gösterip göstermedikleri araştırılarak, vekaletnamenin ve dosyada örneği bulunan 28/07/1997 tarihli yönetim yetki belgesinin içeriği de irdelenerek ölümden sonrada geçerli olup olmadığının tespiti ile sanığın ölen …!in parasının idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenip işlenmediği de değerlendirilerek sonucuna göre, suç vasfının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre,
4-) 5237 Sayılı TCK’nun 167. maddesinde düzenlenen şahsi cezasızlık sebebinin, akrabalık ilişkisi nedeniyle ve özel kişilere karşı işlenen dolandırıcılık suçlarını kapsadığı, somut olayda dolandırıcılık suçunun tüzel kişi olan … Holding Sanayi A.Ş ve bağlı şirketlere karşı işlendiği ve şirket ile akrabalık ilişkisinin mümkün olamayacağı gözetilmeden; sanık …’in katılan …’ın oğlu olması nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nun 167/1-b maddesi gereğince sanık hakkında şahsi cezasızlık sebebi bulunduğundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
5-)01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nun 223/8 maddesi hükmü karşısına kamu davasının düşmesi yerine, yazılı şekilde ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
6-)Sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesi 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.