Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2199 E. 2013/20674 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2199
KARAR NO : 2013/20674
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin … plakalı aracını satmak üzere, www.sahibinden.com adlı internet sitesinde satış ilanı verdiği, sanığın şikayetçiyi arayarak aracını satın almak istediğini belirterek pazarlık yaptığı ve 12.500 TL fiyata anlaştıkları, sanığın uzun yola araçla gidemediğini bahanesiyle söz konusu aracı ikamet ettiği köyüne getirmesini istemesi üzerine, şikayetçinin, aracını, sanığın ikamet ettiği Gönen ilçesi, Gölbaşı köyüne getirdiği ve 02.09.2008 tarih, 34490 yevmiye numaralı ve … plakalı aracın satım yetkisini içeren vekaletnameyi de sanığa verdiği, sanığın, burada evrakları inceleyerek bazı eksiklikler olduğunu ve bunların tamamlanmasından sonra aracı satın alacağını söylemesi üzerine, şikayetçinin, aracını burada

sanığa teslim ederek eksiklikleri tamamlamak amacıyla İstanbul iline gittiği, sanığın da bir gün sonra İstanbul iline şikayetçinin yanına gelerek, bir ticari alışverişe istinaden bir çek aldığını,ancak henüz tahsil edemediğini, bu nedenle aracın parasını daha sonra vereceğini belirttikten sonra, dosyada fotokopisi bulunan 12.500 TL senedi düzenleyerek 08.09.2008 tarihinde şikayetçiye verdiği; ancak aracın bedelini şikayetçiye ödemediği gibi bir gün sonra, 09.09.2008 tarihinde aracı bir başkasına satarak haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
1- Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, 02.09.2008 tarihli, 34490 yevmiye numaralı olan vekaletnameye, 09.08.2008 tarihli araç satım sözleşmesine ve tüm dosya kapsamına göre; katılanın aşamalarda verdiği ifadelerinde; aracını, sanığın ikamet ettiği Gönen ilçesine götürerek sanığa teslim ettiğini, aracın satım yetkisini içeren vekaletnameyi de sanığa verdiğini, sanığın, evraklarda tespit ettiği eksikliklerin giderilmesinden sonra aracı satın alacağını söylemesi üzerine, evraklardaki eksiklikleri tamamlamak amacıyla İstanbul iline gittiğini, sanığın, bir gün sonra, 08.09.2008 tarihinde İstanbul’a yanına gelerek bir çeki olduğunu ve tahsil edeceğini bu nedenle aracın parasını daha sonra vereceğini belirterek, soruşturma dosyasında fotokopisi bulunan, 08.09.2008 düzenleme, 10.09.2008 ödeme tarihli ve 12.500 TL bedelli senedi kendisine verdiğini; ancak aracını, senedi kendisine verdikten bir gün sonra 09.09.2008 tarihinde bir başkasına sattığını beyan ettiği, … 1. Noterliği tarafından düzenlenen 09.09.2008 tarihli satış sözleşmesine göre de; … plakalı aracın sanık tarafından katılandan aldığı vekaletnameye istinaden … isimli bir kişiye 09.09.2008 tarihinde satıldığının belirlendiği; sanığın, tüm aşamalardaki ifadelerinde; söz konusu aracın bedelinin büyük bir kısmını sanığa ödendiğini savunduğu; ancak hiçbir ifadesinde, söz konusu senedin kendisi tarafından düzenlenerek şikayetçiye verilip verilmediği hususundan bahsetmediği gibi, hiçbir aşamada sanığa, söz konusu senedin kendisi tarafından düzenlenerek katılana verilip verilmediği hususunun sorulmadığının anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayarak şekilde açıklığa kavuşturulması bakımından, sanığın söz konusu olan 12.500 TL bedelli senedi düzenleyerek katılana verip vermediği, katılana aracın bedelini ödediğine ilişkin savunmasını kanıtlayacak yazılı bir belgenin bulunup bulunmadığı, söz konusu senedin alt kısmındaki “… bu senet … plakalı aracın karşılığında verilmiş olup senet bedeli ödenmeden satılamaz” şerhini içeren ibarenin sanık tarafından yazılıp yazılmadığının sanıktan sorularak öğrenilmesi ve senedi düzenlemediğini iddia etmesi halinde ise; senedin aslının temin edilerek üzerindeki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda kriminal inceleme yaptırılarak senedin sanık tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesinden sonra toplanan delillere göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Oluşa uygun kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.