YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22029
KARAR NO : 2013/18153
KARAR TARİHİ : 21.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
22.09.2008 tarihli ve 2008/27209 nolu iddianame ile (anadava) açılan kamu davasında sanık …’ın sorgusunun yapılmadığı yönünde tebliğnamede görüş bildirilmiş ise de; 04.03.2009 tarihindeki duruşmaya sanıklar … ve …’ın geldikleri CMK’nın 147/1-a maddesi gereğince kimliklerinin saptandığı ve kimliklerine ilişkin soruları cevaplandırdıkları, sanık …’un sorgusunun ardından sanık …’ın savunmasının alınması aşamasına geçilirken yazım hatasından kaynaklanır biçimde “… sanık …’ya suçu anlatıldı…”, “Sanık … savunmasında” şeklindeki ibarelerin tutanağa geçtiği görülmekle; anılan bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
…..Ltd. yetkilisi olan katılan …’ın işyerinde 1994 yılından beri muhasebe-finansman sorumlusu olarak çalıştığı bildirilen ve geniş anlamda şirket namına hareket etme yönünde 22.01.2002 tarihli vekaletname hamili olan sanık …’nın kardeşleri sanıklar … ve …’ın da katılımlarıyla, kendisine duyulan güveni ve anılan vekaletnameyle verilen yetkileri kötüye kullanarak, katılan vekilinin Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 29.01.2008 tarihli dilekçesinde somut olarak bildirdiği şikayetler
neticesi yapılan soruşturmada alınan 08.09.2008 tarihli bilirkişi raporuna göre muhtelif tarihleride çeşitli işlemlerle şirket aleyhine kendi lehlerine menfaat sağlamaları eylemlerinin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Çekilen kredilerin ve paraların şirket hesaplarına girmediği bir kısım kredi sözleşmelerinde sanık …’ın imzalarının bulunduğu, dönem faizlerinin şirket hesabından ödettirildiği bilirkişi kurulu raporunun dosya kapsamına uygun olduğu böylece sanıkların atılı suçu birlikte işledikleri mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.