Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22030 E. 2013/19886 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22030
KARAR NO : 2013/19886
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan … Kömür ve Madencilik Anonim Şirketinde vezne ve tediye görevlisi olarak çalışan sanığın, şirket kasasında bulunan 88.595,80 TL parayı mal edinerek kendine ait banka ve icra borçlarını durdurabilmek için kullandığının iddia edildiği olayda, mahkemenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2-5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi gereğince, hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanunun 53/1. maddesinin c bendi yönünden getirilen kısıtlamanın sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık
yetkileri açısından uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapmak suretiyle, TCK 51/3. madde hükmüne aykırı karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.12.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.