Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2207 E. 2013/20679 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2207
KARAR NO : 2013/20679
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın askerlik arkadaşı olan katılan …’ı arayarak; satılık altın olduğunu, müşteri aradığını belirtip, katılan …’ı altın satın almaya ikna ettiği, katılan …’ın, arkadaşı olan diğer katılan …’a bu durumu anlatarak, katılanların sanıkta bulunduğuna inandıkları altınları birlikte satın almaya karar verdikten sonra, sanık ile buluşarak numune bir adet altın aldıkları ve kuyumcuya götürdüklerinde altının gerçek olduğunu anlamaları üzerine Salihli ilçesinde sanık ile tekrar buluştukları; bu buluşmada, kimliği belirlenemediğinden soruşturması ayrı yürütülen bir bayanın da geldiği, katılan …’ın Yapıkredi Bankasından 5.000 TL, katılan …ın da Garanti Bankasından 5.000 TL para çekerek sanığa verdikleri, sanığın da parayı, yanındaki kimliği tespit edilemeyen bayana teslim ettiği, meçhul bayanın, altınları evden alıp gelme bahanesiyle oradan ayrıldıktan sonra sanığın da katılanların yanından kaçtığı ve bu şekilde sanığın hileli hareketlerle katılanları aldatarak haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunmalarına, katılanların aşamalardaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, katılanlara yönelik gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.