Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22092 E. 2013/19898 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22092
KARAR NO : 2013/19898
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek sokakta park halinde bulunan ve başkasına ait olan … plakalı aracın fotoğraflarını çekip internet ortamına koyarak söz konusu araç için satış ilan verdikleri, bu çerçevede müştekinin internetteki ilanı görüp sanık …’ı telefonla aradığı, sanık …’in adı geçen aracın bir taksitlik borcu olduğunu, bu borcu ödeyerek aracın temiz belgesini alacaklarını söyleyerek, müştekiden diğer sanık … adına 500 TL para havale etmesini istediği, müştekinin de 8.4.2009 tarihinde 500 TL’yi sanık … adına posta havalesiyle gönderdiği ve sanıkların aynı gün bu parayı çektikleri olayda, sanıkların eyleminin TCK’nın 158/1-f maddesine uyan bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyete hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanıkların kazanılmış haklarının CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca saklı tutulmasına 12.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.