YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22187
KARAR NO : 2013/1878
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için ise; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Somut olayda; sanığın üzerinde satılık ilanı gördüğü müştekilere ait araca müşteri olup 12.000 TL bedelle alma konusunda anlaştıkları, yanlarında tanık … de varken aracı göstermek üzere sanayiye gittikleri, daha sonra sanığın kapora vermek için bankaya gitmeleri gerektiğini söylediği ve aracı da denemek için anahtarını müştekiden alıp, kendi kullanarak müşteki … ve tanık ile bankaya gittikleri, burada tanık ve müştekiyi ikinci kata çıkarıp bankanın müşterisi gibi davranan sanığın daha sonra aracı da alarak ortadan kaybolduğu anlaşılmakla; müştekinin alıcı gibi davranan sanığa otomobilinin anahtarını teslimde otomobilin zilyetliğini devir iradesi bulunmadığından, sanığın fiilinin “hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden unsurları yönünden oluşmayan dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
Sanığın tekerrüre esas alınan sabıkasındaki ceza miktarına göre, 5237 sayılı TCK 58/2. maddede öngörülen süre geçtikten sonra atılı suçu işlemesine rağmen, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin tatbik edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.