YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22290
KARAR NO : 2014/13630
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın adreste bulunmama gerekçesi ile mahalle muhtarına tebliğ edildiği belirtilmiş ise ise de; sanığın tebliğ tarihinde, …. Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunması ve 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması karşısında, Mahkemece eski hale getirme talebine istinaden verdiği karar ve sonraki işlemlerinin hukuki değerden yoksun olduğundan yok hükmünde kabul edilerek ve sanığın, 13/04/2010 tarihinde yaptığı temyiz başvurusunun öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…. İlinin….ilçesindeki kurban pazarında kendisine ait büyükbaş hayvanlarını satmakta olan katılanın yanına gelen sanığın, kendisini …. kasabı …. olarak tanıtarak katılana ait 2 adet büyükbaş hayvanı satın alma hususunda pazarlık yaparak 4300 TL fiyata anlaştığı, 300 TL parayı peşin verdiği, kalan parayı arife günü getireceğini vaat eden sanığın, üzerinde işyeri adresi yazılı bulunan kartı katılana vererek oradan ayrıldıktan sonra kalan parayı belirttiği günde getirmemesi üzerine, katılanın sanık tarafından kendisine verilen kartta yazılı olan işyeri adresine gittiğinde, burada sanığın değil başka şahısların bulunduğunu gördüğü, kartta yazılı olan cep telefonunu aradığında ise sanığa ulaşamadığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı olan dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın beyanlarına, teşhis tutanaklarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.