YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22292
KARAR NO : 2014/7949
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/339748
MAHKEMESİ : Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2010
NUMARASI : 2007/810 (E) ve 2010/339 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan Ö.Gazetecilik…Ltd ticari ünvanlı şirket ile öteden beri ticari ilişki içinde bulunan T. Tarım Ürünleri…Ltd. ünvanlı şirketin yetkili müdürü görünen sanığın, Finansbank-Antalya şubesi nezdinde bulunan “şahsi” 03115102 no’lu hesabından verilme çek karnesine ait “vergi kimlik numarası” ihtiva etmeyen (eski) suça konu 01.12.2006 keşide tarihli, katılan namına yazılı “50 milyar” lira bedelli AT 5414590 seri no’lu çek yaprağını, katılan şirketten aldığı mala karşılık verip, karşılığını bulundurmayarak haksız yarar sağlaması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 tarih ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere; yüklenen suçun bankanın maddi varlıklarından olan “çek” kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında; eylemin sûbutu halinde tespit olunacak, suç tarihine göre TCK’nın 158/1-f maddesinde tanımlanan “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdiri görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek “görevsizlik” kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.