YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22305
KARAR NO : 2014/7947
KARAR TARİHİ : 24.04.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/341161
MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/06/2010
NUMARASI : 2009/336 (E) ve 2010/364 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının,ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir.Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Nizip Vergi Dairesi mükellefi olarak “Seyyar Sebze ve Fidan Alım Satımcısı” işi yapan sanığın, alış verişinde kullandığı 12.10.2006 tarih ve 2360 no’lu (hakkında suç duyurusu yapılan Z. Tarım…Ltd ticari ünvanlı şirkete ait) “Meyve ve Asma Fidan Sertifikası” gerçeği yansıtmadığı halde, katılan-çiftçi Mithat’a sattığı 500 fidanın “sertifikalı zeytin fidanı” olduğunu belirtip, 27.04.2007 tarihli şahsi satış faturasını anılan sertifikaya dayandırıp düzenleyerek vermesi, şikayetçinin sözkonusu belgelerle Oğuzeli İlçe Tarım Müdürlüğü’ne yaptığı destekleme primi başvurusunun (24.04.2007) kabul görmeyerek prim alamaması şeklinde gerçekleşen eylemin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; 12.10.2006 tarihli “Meyve ve Asma Fidan Sertifikası” hamili Edremit Vergi Dairesi mükellefi Zeytin Tarım…Ltd ticari ünvanlı şirketin vekilleri vasıtasıyla Edremit C.Başsavcılığına yapmış olduğu 04.07.2007 tarihli suç duyurusunun akıbetinin araştırılması, soruşturma-kovuşturma evrakının getirtilip incelenmesi, ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi-belgelerin onaylı örneklerinin intikalinin sağlanması, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen katılanın köylüsü olduğu bildirilen Muhittin Bakır’ın usulünce tanık sıfatıyla dinlenmesi, 27.04.2007 tarihli faturanın mükellef-sanığın defterlerinde kaydının bulunup bulunmadığının öğrenilmesi, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.