YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2234
KARAR NO : 2013/20635
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın yetkilisi olduğu firma ile katılan … şirketi arasında acentelik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmeye göre katılan … şirketi adına tahsil edilen sigorta primlerinin en geç takip eden haftanın son … gününe kadar katılan firmanın hesabına yatırması gerektiği halde, sanığın tahsil ettiği 35.659 TL sigorta primini katılanın hesabına yatırmayarak uhdesinde tuttuğu, böylece hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılanın sanıktan olan alacağını tahsil etmek için icra takibi başlattığı, bu takibe sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine katılan firmanın Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde itirazın iptali davası açtığı, bu davada mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporunda sanığın katılana 26.77,30 TL ödemesi gereken miktar olduğunun tespit edilmesi karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “90 gün”, “75 gün” ve “1.500 TL ” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün”, ” 4 gün “, ” 80 TL ” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.