Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2235 E. 2013/21035 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2235
KARAR NO : 2013/21035
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet,beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.

Öğretmen olan sanığın, katılana ve başka kişileri olan borçları nedeni ile emekli ikramiyesi üzeride haciz bulunduğu, katılana ait haczin kaldırılması için …’ne takibinin yapıldığı Malatya 3. İcra Müdürlüğü tarafından düzenlemiş gibi müdür yarımcısı tanık Mehmet Feyzi Demirhan’ın imzası taklit edilerek yazılan yazıda haczin kaldırılmasının istendiği, grafolog bilirkişiye yaptırılan incelemede imzanın tanığa ait olmadığı, tanığın imzasının taklit edilerek atıldığı, ancak sanığın eli ürünü olduğuna dair yeterli bulgunun olmadığının bildirildiği, polis kriminal laboratuvarının ekspertiz raporu ve mahkemenin belge üzerideki incelemesine göre de sahteliğin aldatma kabiliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, suça konu belge gereği … tarafından sanığın başka bir alacaklısına ait 1.300,00 TL borcunun tutulup geriye kalan 23.171,73 TL’nin ödendiği somut olayda; sanığın hak ettiği emekli ikramiyesini almasında emekli sandığının aleyhine haksız bir menfaat temin etmesinden söz edilemeyeceğinden unsurları oluşmayan dolandırıcılık suçu nedeni ile verilen beraat kararı ile elden takipli olup sanıktan başkasının hesabına yatırılması mümkün olmayan emekli ikramiyesinin alınmasına yönelik sahte olarak düzenlendiği ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu anlaşılan belgenin kullanılması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ile O Yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.