Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22378 E. 2013/2087 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22378
KARAR NO : 2013/2087
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’in 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1. maddesi uyarınca 47.650,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık …’in ise aynı Kanun’un 16/3. maddesi uyarınca 50.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve sanıkların 1 yıl süre ile çek hesabı açtırmasının yasaklanmasına dair Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/11/2009 tarihli ve 2009/377 esas, 2009/658 sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, eylemin idarî yaptırıma dönüştürüldüğünden bahisle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca dosyanın mahkemesine iade edilmesi üzerine, 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca sanıkların beraatine, çek hesabı sahibi şirket hakkında Silifke Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2012 tarihli ve 2012/151 esas, 2012/139 sayılı kararına yönelik Cumhuriyet başsavcılığınca yapılan itirazın kabulüne dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 07/05/2012 tarihli ve 2012/245 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/12/2012 gün ve 2012/17712/68568 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2012 gün ve 2012/304621 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki 225/1. maddesine aykırı olarak hakkında açılmış kamu davası bulunmayan tüzel kişi hakkında idarî yaptırım kararı verilemeyeceği gözetilerek itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde,
2-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/2. maddesi hükmünce itirazı yerinde gören merciin, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar vermesinde yasal zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesinde,isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Silifke Ağır Ceza Mahkemesince itiraz üzerine verilen 07.05.2012 gün ve 2012/245 D. İş. sayılı kararın CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.