YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22422
KARAR NO : 2014/13597
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, şikayetçilere gömü altın bulduklarına dair yalan söyleyip bu duruma inanan şikayetçiler ile … ilçesinde görüşüp anlaştıktan sonra sözde altınları para karşılığında kendilerine vereceklerini vaat ederek öncesinde bir adet numune altın gösterip, ellerinde buna benzer bir çok altın olduğu kanısını uyandırmak suretiyle şikayetçiler ile pazarlık yapıp anlaştıkları ve ikametlerine davet ederek burada şikayetçilerden sözde altınlar karşılığında 40000 TL parayı aldıktan sonra altınları getirme bahanesiyle olay yerinden ayrılıp şikayetçiler ile olan irtibatlarını kestikleri, dolandırıldıklarını anlayan şikayetçilerin yaptıkları ihbar üzerine başlatılan hazırlık soruşturması kapsamında fotoğrafları temin edilen ve şikayetçiler tarafından kesin bir şekilde teşhis edilen sanıkların, bu şekilde haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, şikayetçilerin aşamalardaki beyanlarına, teşhis tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların bu şekilde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.