YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22541
KARAR NO : 2014/13538
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/256085
MAHKEMESİ : Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/02/2010
NUMARASI : 2009/653 (E) ve 2010/138 (K)
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın sevk ve idarisindeki … plaka sayılı araçla Mersin A. Rafinerisinden yükleyip Irak’a götürmek için Habur Gümrük Kapısına getirdiği 15.460 kg’lık benzin yükünün 480 kg’nın eksik olduğunun tespit edildiği somut olayda; 28.09.2010 tarihli Dolum Yeri Araç Fiziki Durum tespit tutanağına göre yükleme yerinde araç üzerinde bulunmayan çutra içerisindeki su ve tuz yükünün gümrük sahasındaki tartım ve sonrasındaki incelemelerde ele geçirilip yük boşaltıktan sonraki tartımda 480 kg’lık benzin yükünün eksik çıktığının anlaşılması karşısında üç gün içerisinde yükleme yerinden varış yerine ulaşan sanığın eyleminin hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
13.07.2006 tarihli adli para cezasına ilişkin hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesine rağmen bozma üzerine kurulan hükümde sanığın aleyhine olacak şekilde hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi suretiyle CMK’nın 307/4 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.