YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2258
KARAR NO : 2013/20638
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’nin Amerika’da yaşarken nişanlısı olan diğer katılan …’i de bu ülkeye götürmek için vize almaya çalıştığı sırada bir arkadaşı vasıtasıyla İran vatandaşı olan ve uzun süredir Türkiye’de yaşayan sanık …’in her ülkeye vize alabileceğini öğrenmesi üzerine sanık ile irtibata geçtiği, sanığın katılan …’den vize alması karşılığında 15.000 Amerikan doları istediği, tarafların anlaştığı, bunun neticesinde katılanların toplamda sanığa 3500 TL, 5000 Amerikan doları ve bir adet laptop bilgisayar verdikleri, ancak sanığın bu ödemeleri almasına rağmen katılan … için vize almasına yardımcı olmadığı, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
sanığın, katılanlar ile aralarındaki ihtilafın katılan Lütfi’nin, daha önceden Amerika ülkesine yerleşmek için green card başvurusu yaptığı sırada banka hesabında bir miktar para görünmesi gerektiğinden katılan …’ye 60.000 Amerikan doları vermesinden kaynaklandığını beyan ettiği ve buna ilişkin katılan …’nin kendi el yazısı ile ismini, adresini yazdığı ayrıca imzasının bulunduğu belgeyi mahkemeye delil olarak sunması karşısında, bu belgenin katılan … tarafından kabul edilmemesine rağmen, 29/12/2010 tarihli bilirkişi raporu ile anılan belgenin katılanın elinden çıktığı belirtildiği, dolayısıyla gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından söz konusu belge içeriği dikkate alınarak taraflar arasında, yurtdışına gitme işi nedeniyle sözlü anlaşma yapıldığı, bu anlaşma çerçevesinde katılan … tarafından imzalanan bir belge hazırlandığı, bu belgeye göre sanığın katılan …’ye 60.000 Amerikan doları para verdiği dikkate alınarak, anılan belgenin ne maksatla tanzim edildiğinin araştırılması, belgedeki borcun tahsili için sanık tarafından herhangi bir dava açılıp açılmadığının araştırılması, açılan bir dava varsa dava dosyasının onaylı suretinin getirtilmesi, ayrıca bu belgedeki paranın bir kısmının katılanlar tarafından sanığa ödenip ödenmediği, ödenmiş ise buna dair belgelerin neler olduğunun araştırılarak, varsa dosya içine konulması, buna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.