YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/244
KARAR NO : 2013/13579
KARAR TARİHİ : 18.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık …’in alacaklısının kendisi borçlusunun katılan olduğu 27.08.2005 vade tarihli 50.000 TL ve 10.09.2005 vade tarihli 25.000 TL bedelli 2 adet sahte bonuyu diğer sanık …’e verdiği, sanık …’in de senetlerin tahsili için … 2. İcra Müdürlüğünün 2005/6690 esas sayılı dosyası üzerinden İcra takibi başlattığının iddia edildiği somut olayda; katılanın imzaların kendisine ait olmadığını beyan ederek menfi tespit davası açması, 13.07.2006 tarihli ekspertiz raporunda senetler üzerindeki katılan adına atılı bulunan borçlu imzalarının katılanın elinden çıkmayıp sahte olarak atıldıklarının belirlenmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sanıkların imza örnekleri alınarak senetler üzerinde Adli tıp meclis başkanlığı fizik Grofoloji İhtisas dairesinde imza incelemesinin yaptırılıp imzaların sanıklara ait olup olmadığının tespitinden sonra, katılan tarafından açılan menfi tespit davası dosyasının celp edilip incelenerek ilgili belgelerin dosya arasına alınıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.