Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2605 E. 2012/36243 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2605
KARAR NO : 2012/36243
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

Dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/03/2011 tarihli ve 2011/23590 soruşturma, 2011/10255 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/05/2011 tarihli ve 2011/583 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/11/2011 gün ve 2011/14821/59765 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/01/2012 gün ve 2011/399034 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
… A.Ş. vekilince … Cumhuriyet Başsavcılığına verilen 03/03/2011 tarihli dilekçe ile, anılan firmada reklam pazarlama koordinatörü ve genel müdür sıfatlarıyla görev yapmış olan şüphelinin, adı geçen şirket tarafından yayınlanan muhtelif dergilerde, kendi ailesine ait “Sakızlıhan Otel” isimli iş yerinin ilanlarını ücret ödemeden yayınlatmak suretiyle, mevkii ve konumunu kullanarak dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarını işlediğinden bahisle şikayetçi olunmasını müteakip, anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayet dilekçesi üzerine hiç bir araştırma yapılmaksızın, şüphelinin ifadesine dahi başvurulmadan olayın hukuki mahiyette olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636 esas, 2007/9375 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun İşlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı. aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki şartlar oluşmadığından. itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği nazara alındığında, itirazın bu yönden kabulü yerine. yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.05.2011 gün ve 2011/583 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.