Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2614 E. 2012/36248 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2614
KARAR NO : 2012/36248
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

Emniyeti suistimal suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 510, 522, 523, 647 sayılı Cezaların infazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 425.880.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2000 tarihli ve 2000/435 esas, 2001/101 sayılı kararını müteakip, sanığın arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2/2. maddesi uyarınca adli sicil arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 20/01/2011 tarihli ve 2011/6 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/12/2011 gün ve 2011/1 6429/65281 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2011 gün ve 2012/9 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi ile 657 sayılı Devlet memurları Kanunu’nun 48. maddesinde sayılan cezalar kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde
isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.01.2011 gün ve 2011/6 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.