Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2623 E. 2012/36252 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2623
KARAR NO : 2012/36252
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

Dolandırıcılık suçundan sanıklar …, …, … ve …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 503/1, 522, 71, 72, 77. maddeleri gereğince 25 yıl hapis ve 12.444.649.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmalarına dair, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2004 tarihli ve 1999/471 esas, 2004/339 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, önceki hükmün iptaline, sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 52/2. maddeleri gereğince 25 yıl hapis ve 3.900,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin, aynı Mahkemenin 08/11/2006 tarihli ve 1999/471 esas, 2004/339 sayılı ek kararının temyizi üzerine bozulmasına dair, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12/11/2009 tarihli ve 2009/19623 esas, 2009/12959 sayılı ilâmını müteakip yapılan yargılama sonucunda, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle kamu davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/12/2009 tarihli ve 2009/1819 esas, 2009/1530 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/12/2011 gün ve 2011/16201/64343 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2012 gün ve 2012/2603 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.” seklindeki düzenleme karşısında; sanıklar hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesine isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkın Kanun’un 9/4. maddesinde öngörülen, “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz” hükmüne aykırı olarak, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmiş olması nedeniyle, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2009 tarih ve 200971819 esas ve 2009/1530 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’ın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA; Ceza Genel Kurulu’nun 20.06.2006 tarihli ve 10-124/165 sayılı kararında da açıklandığı üzere, uyarlama yargılaması (kesin hükümde değişiklik yargılaması) sonucu verilen hüküm ve kararlar yönünden “cezanın aleyhe değiştirilmemesi” ilkesinin uygulanamayacağı da gözetilerek, mahkemesince 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak uyarlama yargılaması yapılmak üzere, dosyanın adı geçen mahkemeye iletilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 03.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.