Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2631 E. 2012/36250 K. 03.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2631
KARAR NO : 2012/36250
KARAR TARİHİ : 03.05.2012

Emniyeti suistimal suçundan sanık … ‘ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 510, 522. maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 6. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2004 tarihli ve 2004/12-122 sayılı kararını müteakip, sanık vekili tarafından yapılan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanması talebinin, erteli hükmün 24/06/2009 tarihinde 765 sayılı Kanun’un 95/2. maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayıldığı ve adlî sicil kayıtlarından silinmesi gerektiği, yok hükmünde olan bir kararın yeniden ele alınması imkanının bulunmadığından bahisle reddine ilişkin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/05/2010 tarihli ve 2004/12-122 sayılı ek kararına yönelik itirazın keza reddine ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2010 tarihli ve 2010/1434 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16.12.2011 gün ve 2010/16259/64432 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.02.2012 gün ve 2012/2656 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
I-5728 sayılı Kanun’un geçici 1.maddesinin 2.fıkrasında “Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve İnfaz edilmekte olan mahkumiyet kararlan hakkında lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 İlâ 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden İncelenmek suretiyle belirlenir. Ancak hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde, inceleme duruşma açılmak suretiyle yapılabilir.” hükmünün getirildiği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/09/2009 tarihli ve 2009/9-91 esas, 2009/212 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5728 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten Önce kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta şartları bulunmakta ise infaz edilmiş olan mahkumiyet kararları hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna İlişkin uyarlamanın, hükmü veren mahkemece, genel bir ilke olarak objektif şartların (mahkumiyet hükmü olması, suç niteliği ve ceza miktarı ile daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmama) değerlendirilmesiyle sınırlı bir inceleme yapılması halinde evrak üzerinde, sübjektif koşulların (sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarının) değerlendirilmesi gereken hallerde ise duruşma açılarak yapılması gerektiği,
Dosyada mevcut sanığın adlî sicil kaydı incelendiğinde ise; 765 sayılı Kanun’un 95/2. maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayılan ve sicil kaydından silinme şartlan oluşmuş mahkumiyetinin bulunduğunun görüldüğü,
Objektif şartların varlığı halinde mahkemece sübjektif şartlar değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hakkında karar verilmesi gerektiği ve sübjektif şartlara ilişkin değerlendirmenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan karannda belirtildiği üzere duruşmalı inceleme ile yapılmasının zorunlu bulunduğu,
II-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kesinleşmiş, infaz edilmekte olan ve hukukî yaran bulunmak koşuluyla infaz edilmiş hükümler yönünden de uygulanmasının zorunlu olduğu, avukat olan sanığın, söz konusu mahkûmiyeti sebebiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 5/1-A , 5/2, 136.maddeleri gereğince avukatlık ruhsatının iptali ile meslekten çıkarılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasında hukukî yarar bulunduğu,
Gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde bulunduğundan, itiraz üzerine verilen … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2010 tarih ve 2010/1434 D. İş sayılı kararının CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.