Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/304 E. 2013/13525 K. 18.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/304
KARAR NO : 2013/13525
KARAR TARİHİ : 18.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
v
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
1)Şikayetçi Yapı ve … Bankası A.Ş. adına vekilinin 29.09.2008 havale tarihli dilekçesinde katılma talebinde de bulunmasına rağmen, vaki talep hakkında bir karar verilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)… Deri San. Tic. Ltd. Şti, … Kimyasal Plastik San. Ve Tic. Ltd. Şti ve …’in internet
bankacılığı şifrelerinin kırılarak hesaplarında bulunan paraların sanığın hesabına aktarılması suretiyle haksız menfaat temin etmek şeklinde gerçekleşen eylemlerin, bozma ilamından sonra uygulamada yerleştiği ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.11.2009 gün 193/268 sayılı kararında da açıklandığı üzere, TCK’nın 142/2-e maddesindeki bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve müşteki vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.