Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/334 E. 2013/13223 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/334
KARAR NO : 2013/13223
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … müdafiinin temyiz isteminin reddine yönelik ek karara ilişkin yapılan incelemede;
Sanık müdafiine 20/04/2009 tarihinde usulüne uygun tebliğ olunan, temyiz isteminin reddine dair 01/04/2009 gün ve 2008/199 E 2009/4 K sayılı ek karara yönelik sanık müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 08/05/2009 havale tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2- Sanık … hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; temizlik malzemeleri alım satım işi yapan katılana, kendisini … Hırdavat Medikal Kimya San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi olarak tanıtan sanık …’ın telefonla katılanı aradığı, yaklaşık 700 TL tutarlı mal siparişi verdiği, katılanın malları hazırlayarak bahsi geçen şirkete teslim ettiği, sanığın
ertesi gün tekrar katılanı aradığı, bu kez 2000 TL bedelli eldiven siparişi verdiği, üçüncü bir kişinin gidip malları katılanın … yerinden teslim aldığı, katılana herhangi bir para ödenmediği, katılanın parasını istemek üzere … yerine gittiğinde … yerinin kapalı olduğunu ve kendisi gibi alacaklı başka kişilerinde beklediğini gördüğü, bunun üzerine dolandırıldığını anladığı, ticaret sicil gazetesinden yaptığı araştırmada … Medikal Ltd Şti’nin ikamet adresinin …’de olduğunu öğrendiği, belirtilen adrese gittiğinde bu isimde bir … yerinin olmadığını gördüğü, bir müddet geçtikten sonra daha önce sipariş verilen 534 268 7634 nolu cep telefonundan tekrar arandığı, katılanın bu sesi tanıdığı, durumu polise bildirdiği, randevu yeri tespit edildiği, randevu yerine gelen sanık …’ın yakalandığı, sanığın cep telefonu numarasını sanık …’tan aldığını beyan etmesi üzerine, sanık …’un da yakalandığı, böylece sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek katılanı dolandırdıkları olayda “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, katılandan farklı zamanlarda birden fazla kez menfaat etmesi nedeni ile hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “150 gün”, “125 gün” ve ” 2.500 TL” adli para cezası ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosyada mevcut çek fotokopisinde, çekin keşide yerinin yazılı olmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece suça konu çek aslı getirilerek keşide yerinin bulunup bulunmadığı incelenerek çekin yasal unsurlarının tam olup olmadığının tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.