Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/4093 E. 2013/14175 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4093
KARAR NO : 2013/14175
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, dolandırıcılığa teşebbüs

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmün gerekçesinde sanığa verilen hapis cazalarının ayrı ayrı ertelenmesine karar verildiği açıklanmış bulunmakla; hüküm fıkrasının B) ana paragrafın 8 no’lu bendinde yer alan ifadenin yazımdan kaynaklanan maddi hata olduğu, anılan hükmün karıştırılmadığı sonucuna varıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olaylarda; … Şoförler Cemiyeti binası altında tuvalet işletmeciliği yapan şikayetçi Abdullah’ın yanına Nisan 2005 tarihinde gelen sanığın kendisini Cemiyet başkanı …’ten yardım-burs alan öğrenci olarak tanıtıp, onun şehir dışında olduğunu alması gereken yardımı almadığını, paraya ihtiyacı olduğunu belirtip, telefonda sanki … Şimşek ile konuşuyormuş gibi yapıp şikayetçiden
54 TL alması ve aynı metodu 09.07.2010 tarihinde mağdur …’in işyerinde de kullanarak ondan da para istemesi ve fakat tanık …’nin ilk olay hakkında bilgisi olması nedeniyle mağdur …’in uyarması ve bu suretle parayı vermesini engellemesi, böylece sanığın yakalanması şeklinde gerçekleşen iki ayrı olayın “dolandırıcılık” ve “dolandırıcılığa teşebbüs” suçlarını oluşturduğunu, takdir eden mahkemenin kabul ve uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmünlerin ONANMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.