Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/4122 E. 2014/892 K. 22.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4122
KARAR NO : 2014/892
KARAR TARİHİ : 22.01.2014

Tebliğname No : 15 – 2011/231814
MAHKEMESİ : Kartal 3. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/03/2011
NUMARASI : 2008/144 (E) ve 2011/232 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
1-Katılanın Bodrum’da bulunan aracının İstanbul’a getirilerek satılmasına aracılık etmesi konusunda anlaştığı sanığın, aracı tanık Vedat vasıtası ile İstanbul’a getirip eşi olan tanık Handan’a ait şirketin parkına park ettirdiği, bir süre sonra katılanı arayarak araca alıcı çıktığını, vekalet göndermesini istediği, katılanın vekalet göndermesi üzerine aracın tanık F.C..’a noterde yapılan sözleşme ile 23.000 TL bedel karşılığı satıldığı, tanık F. C.. tarafından 20.800 TL’nin banka havelesi ile sanığa ödendiği, sanığın bu parayı katılana vermemek suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda, sanığın tanık Fehmi tarafından havale ile kendisine ödenen 20.000 TL’yi elden katılana ödediği, noterde düzenlenen satış sözleşmesinde aracın satış bedelinin 26.500 TL olarak yazılması nedeniyle katılanın kalan 3.000 TL’yi kendisini kandırdığını söyleyerek almadığını beyan etmesi karşısında, suç vasfının tayini ile soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olan güveni kötüye kullanma suçunun subut bulup bulmadığına yönelik maddi gerçeğin açığa çıkarılması bakımından, aşamalarda dinlenmemiş olan katılan ile olaya ilişkin bilgileri olduğu anlaşılan tanıklar F.. C.., H.. S.., M. M.., V. K.. ve İ. H..’ın dinlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesi uyarınca hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.