YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4128
KARAR NO : 2013/17393
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın işlettiği eczanesinde üç müşterisinin ibraz ettiği reçetelerdeki SGK’ya fatura edilen toplam on iki ilacın kupürünün sahte çıktığı olayda mahkemece sanığın beraatına karar verilmiş ise de gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; öncelikle suça konu ilaç kupürlerinin bilirkişiye tevdi edilerek sahte olup olmadığı, aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınması, sanığın ilaçları satın aldığını belirttiği ilaç firması ile ilgili olarak Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütülüp kamu davası açıldığı anlaşılmakla, ilgili dosyanın celp edilip incelenerek birleştirme hususu da değerlendirilerek ilgili evrakın dosya arasına alınıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.