Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/422 E. 2013/13999 K. 25.09.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 04.02.2024 00:40
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/422
KARAR NO : 2013/13999
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın ... İl Sağlık Müdürlüğü Yeşil Kart bürosuna ilaç kaydı yaptırmak üzere götürdüğü kendisine ve ailesine ait yeşil kartların durumundan kuşkulanılması üzerine yapılan kriminal incelemede vize işlemine esas imza ve mühürlerin sahte olduğu belirlense de İl Sağlık Müdürlüğünün 17/04/2009 tarih ve 45454/77 sayılı yazısı ve eklerinden suça konu yeşil kartların vize işlemlerinin yapıldığı tarihte sanık ...'nin yeşil kart alma ve devam ettirme koşullarını yitirmemiş olduğu ve o sırada kanuni yollardan başvuru yapılması halinde vize işlemlerinin yapılacağının, vize işlemleri için yeşil kart bürosunca herhangi bir ücret alınmadığının, tüm işlemlerin ücretsiz yapıldığının belirtilmesi karşısında, kamu zararının söz konusu olmaması ve sanıkların sahtecilik yapmakta herhangi bir menfaatlerinin bulunmaması nedeniyle mahkemece beraatlarına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.