YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4345
KARAR NO : 2013/16298
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir… İhracaatçı Birlikleri Genel Sekreterliği bünyesinde idari personel olarak çalışan sanığın, İhracaatçı Birlikleri Personel Yönergesi’nin 21/f maddesi hükmü çerçevesinde “…öğrenim gören çocuklarına eğitim yardımı…” alabilmek için (okul ücretlerinin %50’si oranında) çalıştığı Kuruma, çocukları … ve … için 2003-2004; 2006-2007; 2007-2008 öğretim dönemlerinde, hizmet aldığı … Eğitim Tesisleri ve Yayıncılık A.Ş. (…İlköğretim okulu ve Lisesi) ünvanlı şirketten temin ederek ibraz ettiği faturalarda, kardeş, başarı, kıdem indirimleri ya da iskontoları gösterilmemek suretiyle, 02.08.2007 tarihli faturada ise ayrıca yeğeni M. …’in okul ücretini de dahil ettirmek suretiyle haksız yere fazla “sosyal yardım” alması eyleminin “zincirleme nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Sanığın, suç tarihlerinde T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın genelgesine (DTM 14.4.200/101678) aykırı olarak “kardeş, kıdem, başarı, iskonto” indirimlerinden arındırılmış “gerçek okul ücretleri” yerine çocuklarının eğitim gördüğü Okul İdaresi’nden aldığı fazla miktarlı faturalara dayanarak haksız yararlar sağlaması yanında, oğlu Musa ile birlikte “sosyal yardımdan” yararlanamayacak yeğeni …’in de “arındırılmış okul ücretleri” toplamından ziyade miktarlı … Eğitim Tesisleri ve Yayıncılık A.Ş.’nin tanzim ettiği 02/08/2007 tarihli faturayı sunup haksız yarar sağladığı dosya kapsamı itibariyle sübut bulmakla atılı suçtan mahkumiyetine hükmolunması gerekirken, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunda hukuki değerden yoksun olarak görüş bildiren bilirkişi kurulunun 21/01/2010 tarihli raporuna da dayanılarak yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.