Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/4524 E. 2012/37209 K. 16.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4524
KARAR NO : 2012/37209
KARAR TARİHİ : 16.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Müşteki …’nın sanık ile aralarında yapılan finansal kiralama sözleşmelerini 06.02.2004 tarihi itibariyle fesh ettiği, sözleşmeye konu araçların en geç 16.12.2004 tarihine kadar teslimini talep ettiği, bu nedenle suç tarihinin 16.12.2004 olarak tespiti ile tebliğnamede ki görüşe iştirak edilmeyerek verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Sanığın, müşteki şirketten finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı araçların aylık taksitlerini ödemeyerek sözleşmenin fesh edilmesine sebep olduğu, araçların geri verilmesi taleplerini yerine getirmeyerek zilyedinde tutmaya devam etmek suretiyle mal edindiği şeklinde belirlenen eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Müşteki… yönelik eyleminden dolayı verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde,
14.09.2004 ve 04.10.2004 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’ un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’ un 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.