Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/4980 E. 2012/36800 K. 10.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4980
KARAR NO : 2012/36800
KARAR TARİHİ : 10.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yüzüne karşı tefhim olunan 11.10.2011 tarihli hükme karşı cezaevi idaresi aracılığıyla gönderdiği 17.10.2011 tarihli süre tutum dilekçeyle hükmü temyiz ederek gerekçeli kararın teğliğini talep ettiği, mahkemenin 21.10.2011 tarihli kararıyla 40 TL temyiz harcını yatırması için ihtar müzekkeresi yazıldığı, cezaevi idaresince ihtarın 24.10.2011 sanığa tebliğ olunduğunun bildirilmesi üzerine temyiz harcını yatırmadığı gerekçesiyle 01.11.2011 tarihinde temyiz isteminin reddine karar verildiği, ancak; sanığa 24.10.2011 tarihinde cezaevinde yapılan tegligat içeriğinde, sanığa mahkumiyetine ilişkin gerekçeli kararın mı yoksa 21.10.20011 tarihli temyiz ihtaratının mı tebliğ olunduğunun açıkça belirtilmemesi ve sanığın 03.11.2001 tarihinde temyiz harcını sayman mutemetliğine yatırması karşısında; temyiz talebinin geçerli olduğu kabul edilerek temyiz isteminin reddine ilişkin 01.11.2011 tarihli ek karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanığın marka ve özelliklerini belirterek gazeteye satılık araç ilanı verdiği,03.04.2011 tarihinde ilanda bildirilen telefon numarasından arayan müştekiye kendisini Balıkesir Devlet Hastahanesinde doktor olarak tanıttığı,yeni araç aldığını eski aracı için parkta yer bulunmadığından satmak istediğini söyleyerek müştekiyi ikna ettiği,05.04.2011 tarihinde de müştekiye “günaydın ben doktor Tayfun satılık ford eskort’un sahibiyim, beni bugün saat 08:00′ den akşam 17:00’e kadar arayabilirsin, müsaait olacağım görüşebiliriz” şeklinde mesaj çektiği, müştekinin araması üzerine 200.00 tl kaporayı posta çeki hesabına yatırmasını istediği, şikayetçi tarafından belirtilen hesaba yatırılan parayı çektiği, bu şekilde sanığın, hileli söz ve davranışlarla müştekiyi yanıltarak haksız çıkar sağladığı olayda dolandırıcılık suçunun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.