YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5050
KARAR NO : 2012/37423
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa tayin olunan cezaların türü ve tutarı karşısında koşulları bulunmadığından, sanık müdafiinin duruşmalı temyiz inceleme isteminin, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca REDDİNE, ve duruşmasız olarak yapılan incelemede,
1-Sanık hakkında katılanlar Satiye Satır, …, …, …, … ve …’a yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından verilen beraat, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’a yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Kuyumcu olan sanığın tamir, değiştirme veya emanet olarak katılanlardan aldığı altınları iade etmediği için hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine, altın almak için katılanların bıraktığı paraları iade etmediği için hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında katılanlar …, …ve …’ye yönelik hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;Ancak,
a-Katılan …’nün sanığa verdiği borç paranın sanık tarafından iade edilmemesi şeklinde gerçekleşen olayın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
b-Katılan … Fidan’ın zararının kısmen giderildiği ve ceza verilmesi halinde indirim yapılmasını istediğini birleşen 2010/165 esas nolu dosyanın 14.03.2011 tarihli celsesinde beyan etmesine rağmen katılanın onayı olmadığı gerekçesi ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
c-Katılan …’e karşı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 gün ve 8-124-224 sayılı kararında açıkça belirlendiği gibi temel cezanın belirlenmesinde hakim somut olayda TCK.nun 61/1 maddesi göz önünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında temel cezayı belirlerken aynı yasanın 3/1 maddesi uyarınca hüküm ile işlenen fiil arasında “orantı” bulunmasını gözetmek durumundadır. Hakimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçenin yasal ve yeterli olması denetime izin verecek şekilde açıkça gösterilmesi gereklidir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde kullanılan gerekçenin TCK.nun 61 maddesi anlamında yasal ve buna bağlı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi doğru bir uygulama olarak kabul edilebilir ise de suça konu değer gözetildiğinde alt sınırı 1 yıl olan bir suçda sanığa verilen temel cezanın 5 yıl olarak belirlenmiş olması orantılılık ilkesiyle bağdaşmadığından takdir hakkının hak ve nesafet kuralları sınırlarını aşar şekilde kullanılması suretiyle ceza tayini,
5271 sayılı CMK’nun 147.maddesi uyarınca susma hakkı bulunan sanığın savunmasının inkara yönelik bulunduğundan söz edilerek yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK’nun 62.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.